Bu hikayede Genç Davud’un Golyat isimli bir devi nasıl yendiği anlatılmaktadır ve Eski Ahit’de geçen mitolojik bir hikayedir. Birazdan okuyacağınız hikaye ise çocuklar için yeniden yazılmış masallaştırılmış versiyonudur.

 

 

Çok eski bir zamanda, Kenan ülkesi denilen bir ülkede Golyat isimli bir dev yaşarmış. Bu dev o kadar heybetliymiş ki tüm düşmanlarını kolayca yeniyormuş bu yüzdende karşısına çıkabilecek cesarette bir asker yokmuş. Dönemin kralı Talut, düşman ülkenin bu en güçlü askerini alt edebilecek birilerini arıyor fakat bulamıyormuş.

Golyat her gün, sabah ve akşam Talut’un askerlerine seslenir ve karşısına çıkabilecek bir babayiğit varsa onunla savaşacağını ve eğer savaşı kaybederse kendi ülkesinin yenilmiş sayılacağını eğer savaşı kazanırsa da kendi ülkesinin kazanmış sayılacağını söylermiş.

 

Golyat bu çağrıyı 40 gün boyunca her sabah ve akşam yapmış ama karşısına kimse çıkamamış.

 

O sıralarda henüz çok genç olan ve gücünün ancak savaşan askerlere yemek taşımaya yeteceği görülen Davud, Kral Talut’un yanına giderek Golyat’ı yenebileceğini söylemiş.

 

Talut önce Davud’a bir bakmış ve ona demiş ki; “Davud, sen daha bir çocuksun. Üstelik çok cılızsın. Golyat ise kocaman bir dev. Üstelik de usta bir asker. Gücün onu yenmeye yetmez.”

 

Davud ise krala şöyle cevap verir; “Köyde çobanlık yaparken bazen babam koyun sürüsünü bana bırakırdı. Ben koyun sürüsüne sahip çıkarken koyunları yemeye çalışan bir ayın ve bir aslanı öldürdüm. Golyat’ı da aynı onları öldürdüğüm gibi öldürebilirim.”

 

Kral ise Davud’un bu ısrarı karşısında “O zaman git ve öldür onu” der. Askerlerine ülkesinde ki en iyi zırhı ve kılıcı Davud’a hediye etmelerini emreder. Fakat bu zırh ve kılıç o kadar ağırdır ki Davud onları taşıyamaz ve bırakır. Kendisi köyde giydiği yarı açık elbisesini giyer ve yanında getirdiği sapanı alıp yola koyulur.

 

Uzun günler süren yolculuktan sonra savaş alanına ulaşır ve kendi ülkesinin askerlerinin yanına gelir. Hava aşırı sıcaktır, güneş tam tepededir ve savaş meydanını adeta kavurmaktadır.

 

Davud uzaktan Golyat ve diğer düşman askerlerini görür. Hepsinin üstünde çok kaliteli zırhlar ve kafalarında çelikten miğferler vardır. Davud, Golyat’ı silah ile öldüremeyeceğini anlar. Yanındaki askerlere kalkanlarını belli bir açıyla tutmalarını söyler. Böylece kalkanlara vuran güneş ışınları yansıyarak düşman askerlerinin bulunduğu bölgeye düşer.

 

Sıcaktan ateş gibi olan miğferlerinin içinde başları iyice ısınan düşman askerleri miğferlerini birer birer çıkartır. Golyat’da miğferini çıkarır. Bunu gören Davud sapanını eline alır, yerden aldığı sivri bir taşı fırlatır ve Golyat’ı tam alnından vurur.

 

Golyat oracıkta düşüp ölür. Bunu gören düşman askerleri savaşı bırakıp kaçarlar. Böylece savaşı Davud’un zekası ve cesareti sayesinde Kral Talut kazanmış olur.

 

Kategoriler: Hikaye Oku

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir