Bir varmış, bir yokmuş. Zaman zaman içinde, evvel zaman içinde koca bir nehir varmış…

Kaf Dağı’nın eteklerinde güzel mi güzel bir nehirmiş. Bu nehirde dillere destan koca bir timsah yaşarmış. Halk ona “Ejderha yılanı” dermiş. Korkularından yanına yaklaşamaz, yüzdüğü için de kimse nehre sokulamazmış bile…

Allah’ın günü çokmuş. İşte bu günlerin birinde minik bir yağmur kuşu çıkagelmiş. Nehir yakınında, kendi halinde uçup duruyormuş yağmur kuşu… Yüksekçe bir dala konup timsaha dönmüş:

– Merhaba dostum, demiş.

Timsah yarı beline kadar suyun içinde, belden yukarısı suyun dışında, uzanmış uyukluyormuş.

Bir anda uykusu dağılmış. Gözlerini aralamış. Etrafına bakınmaya başlamış.

Yağmur kuşunun tatlı mı tatlı, sevimli mi sevimli, güzel mi güzel sesini duymuş. Duyunca da kabuğunun içindeki ince yüreği küt, küt diye vurmaya başlamış.

O güzelim sesin sahibini merak edip bakınmış. Gözleri sesin geldiği yönde dolaşmış durmuş.

Ama nafile, hiçbir yerde kimseleri görememiş. Aşağılarda göremeyince sormuş:

– Kimsin sen, neredesin hem? Sesini duyuyorum ama göremiyorum seni…

– Ağaçtayım dostum ağaçta, diye cevap vermiş, minik kuş. Yukarıya bakarsan beni rahatlıkla görebilirsin.

Timsah bir süre bakınmış. Sonra başını kaldırmış. Gözünü nehir kenarındaki bütün ağaçlarda gezdirmiş bir, bir…

Aramış taramış. Sonunda görmüş. Meğer tam tepesindeki ağacın üzerindeymiş minik kuş…

Bana dostum mu dedin, diye sormuş.

-Evet dostum, diye cevap vermiş yine minik kuş. Ben bir hayvanım ve bütün hayvanlarla dostluk kurmayı da çok severim.

– Sahi mi?

– Elbette.

– Hiç yalan söylemem.

– Ben de yalandan nefret ederim, demiş timsah.

Bir süre bakmış ağaçtaki kuşa…

Sonra başını yere koymuş. Acıyla bağırmaya başlamış birden:

– Ah, ah…

Yağmur kuşu ne olduğunu anlayamamış.

Telaşlı, telaşlı soruvermiş:

– Başın mı ağrıyor yoksa?

– Dişim, diye cevap vermiş timsah. Az önce yediğim bir şey dişlerimin arasına girdi. Ne yaptıysam çıkaramadım.

– Vah zavallı, diye acımış yağmur kuşu.

İstersen bir de ben deneyeyim. Belki çıkarabilirim. Bak upuzun bir gagam var. Hem çıkarırsam sen de bu acıdan kurtulmuş olursun.

Timsah minik kuşun gagasına bakmış. “Yapabilir mi acaba?” diye düşünmekten de kendini alamamış.

Gerçekten ince ve uzunmuş gagası. Yardım teklifini kabul etmiş:

– Beni bu dertten kurtarabilirsen minik kuş, çok mutlu olacağım, demiş.

Ağzını bir mağara gibi açmış. Minik kuş yavaş yavaş yaklaşıp timsahın ağzına girmiş.

Dişlerinin arasına sıkışmış olan çöpü bulmuş. Gagalamaya başlamış. Bir süre sonra da gagalaya, gagalaya parçalamış.

Timsah dişleri temizlenince rahat bir nefes almış. Bu büyük dertten kurtulduğu için çok rahatlatmış, mutlu olmuş.

Minik kuş işi bitince timsahın ağzından dışarı çıkmış:

– İşte oldu, demiş. Hem dişlerini temizledim hem de karnımı doyurdum.

– Teşekkür ederim minik kuş, demiş timsah. Beni nasıl bir dertten kurtardın bir bilsen… Günün birinde bir yağmur kuşunun yardımını alacağım hiç aklıma gelmezdi doğrusu.

Yağmur kuşu çok mutlu olmuş. Bir hayvan dostuna yardım etmiş olmak duygusu ona oldukça huzur vermiş. Hayırlı bir iş yaptığını düşünmüş. Üstelik kendi karnı da fazlasıyla doymuş. O anda timsaha bir teklifte bulunmak gelmiş aklına:

– Bak ne diyeceğim, demiş. Senin sorunun çözüldü. Diş ağrın yok oldu. Benimse karnım doydu öyle değil mi? Timsah kuşun ne demek isteği üzerinde kafa yormuş. Düşünmüş bir süre. Hak vermiş yağmur kuşunun sözlerine

– Evet, elbette öyle oldu. İkimiz de faydalandık bu işten, demiş.

Yağmur kuşu heyecanla devam etmiş:

– İşte ben de diyorum ki bunu sürekli hale getirelim ne dersin? Bu iş birliğini sonsuza kadar sürdürelim mi dostum?

– Neden olmasın, demiş, timsah. Sürdürelim. İyi bir ortaklık kurmuş oluruz. Hem dişlerimi temizlersin hem karnını doyurursun.

O gün başlayan arkadaşlık yüzyıllarca sürmüş. Hiçbir timsah hiçbir yağmur kuşunu yememiş.

Nerede bir timsah, bir yağmur kuşunu görse ya da nerede bir yağmur kuşu bir timsahı görse atalarının saygıdeğer dostluğunu hatırlar ve hemen birbirlerinin yardımına koşarlar.

Bu yardımlaşma sayesinde timsahın dişleri temizlenir, yağmur kuşunun karnı güzelce doyar.


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir